Monday the 18th - Psikolog Dr. Murat SARISOY - HostingFlow.com
  • MUTLU BİR AİLE İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HUZURLU BİR EVLİLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • STRESLE BAŞA ÇIKABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • BAŞARILI EBEVEYN OLABİLMEK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • MUTLU ERGENLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HEDEFLERİNİZE ULAŞABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • SAĞLIKLI BİR KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

 

Yaşamda Değişen Anlamlar Üzerine

Geçenlerde bir danışanımla görüşürken bana Gezi eylemlerinin kendisini çok heyecanlandırdığını kendisini bu eylemleri izlerken ve destek verirken çok iyi hissettiğini söyledi. Bu orta yaşının biraz üzerinde ve kendine ciddi anlamda güven sorunu yaşayan erkek danışanımın bu heyecanı karşısında kendisine şu soruyu sordum. Bu olaylardan önce sana “çapulcusun” deselerdi, nasıl tepki verirdin ve kendini nasıl hissederdin? Bu soru üzerine danışanım 3-5 sn. kadar düşündükten sonra “tabii ki hiç hoşlanmazdım, hatta sinir olurdum, hatta karşı tarafla kavga bile edebilirdim” dedi.

Gülümsedim  ve şunu düşündüm, demek ki kelimelere ve hayata dair yüklediğimiz anlamlar hızla değişebiliyor ve başka anlamlar alabiliyor. Ardından 9 yaşına o dönem yeni girecek olan oğlumun bir pazar kahvaltısında durduk yere “böyledir hayat” deyişi geliyor gözümün önüne… peki yaşam dediğimiz kimine göre “uzun ince bir” kimine göre “kısa ama geniş” yolda, anlamı yaratan ne? ya da kim? ya da tüm anlamı belirleyen , olaylar ya da insanlar mıydı? Yoksa onlara bakış açılarımız ve onlar hakkındaki düşüncelerimiz mi?

Son dönem yaşanan bu olayların, önceki olaylar gibi insanları etkilediği ve bazı anlamları değiştirdiği kesin gibi görünse de, bu değişimin ne kadar süreceği ve kalıcı olacağı belirsiz, belirsiz olduğu kadar da şüpheli gibi görünüyor. Çünkü değişen sadece çapulcu kelimesinin anlamı değil. Aslında bu kelimenin temsil ettiği gerçek grubun ya da duruşun başka bir grup ve duruşla yer değiştirmesi, artık bir duruşun ifadesi olması zaten yeterince ilginç ve iddialı bir fenomeni işaret ediyor.

Bu değişimin ya da temsilin ya da duruşun dışında şunu da net bir şekilde ifade ediyor ki, anlam olgusu yaşamda hızla değişebiliyor. Daha düne kadar “hayat çapulcudur dediğim(iz) de oransız tepkiler gösterenler, çapulculuğu bir pop fenomen olduğu için hemen sahipleniveriyorlar. Bir tweet’imde dediğim gibi “hayatın özünde çapulcu olduğunu reddeden pek çok kişinin popüler olunca çapulculuğu benimsemesi, komik değil de nedir? Tanrı aşkına…” diyesi geliyor tekrar tekrar insanın..

Hoş kişide farkındalık düşük olunca eleştiri de dokunmuyor bazılarına olasılıkla ama yine de üzülmeye gerek yok ki, taşımasını bilmeyene farkındalık fazlasıyla ağır kocaman bir kabuk ve ağır bir yük oluyor eninde sonunda…

Ben hala zihnimdeki anlam değişmediğinden olsa gerek ya da popüler  olmak ya da pop olana hemen sahip çıkmanın önemini kavramamış biri olarak (ya da değersizliğini kavramış biri olarak da denilebilir) “çapulcu” kelimesinden halen ve ısrarla haz etmiyorum ve aynı ısrarcılıkla bunu bir hakaret olarak algılıyorum. Aslında konumuz da çapulcu olmak ya da olmamak değil zaten. Konumuz sadece anlamların ne kadar hızla değişip farklılaşabilir oluşu... Alev Alatlı'nın bir sözünde net bir şekil de ifade ettiği gibi "parmağıma değil, gösterdiğime bakın" diyorum.

Yaşama dair atıflarının isabetliliği oranında mutludur insan, yaşama dair atıfları olmayan ya da isabetsiz atıflarda bulunan insanlar, sahte birer entelektüel ya da pop kültür meraklısı (popüler olan her şeyi sahiplenen) sığ beyinler olarak kalıyorlar. İroni yaşamın özünde var ki, basmakalıp alışkanlıklar dahilinde yaşayan ya da kopyala yapıştır (copy-paste) beyinler her nedense dışarıdan daha alımlı daha bir parlak görünüyorlar. Hele bir de birkaç basmakalıp mottoyu sözde kişisel gelişim (bence kişisel genleşme yani şişme) kitaplarından ezberlemişlerse ve sosyal medya hesaplarında fütursuzca paylaşıyorlarsa ( yüzlerini unuttukları sözde dostlarıyla) daha da bir parlıyor adeta dimağlarımıza ışık saçıyorlar. Tavus kuşu tüylerini toplayan kümesin hindisi misali, arkalarına taktıkları tüyleri yani kendilerinin olmayan kisve, duruş ve bilgilerle kümeslerinin önünde salınıp salınıp duruyorlar.

…ve ben yine ve sadece gülümsüyorum…

Psikolog Dr. Murat SARISOY

 

Danışma ve Randevu Hatlarımız:

  • 0 232 464 00 60

  • 0 232 374 00 00 (7 Gün / 24  Saat Danışma ve Randevu Hattı)

  • 0 534 670 23 73

  • 0 554 580 25 10

Uzmanımız Psikolog Dr. Murat SARISOY'un Kaleminden; "BİR PSİKOLOĞUN SEYİR DEFTERİ"

Bir Psikoloğun Seyir Defteri

Kitap Hakkında

Biz insanlar toplumsal bir varlık olduğumuza göre; nasılsa, bu toplumun ürettiği sorunlarla eninde sonunda mutlaka karşılaşacağız. Yaşayacağımız sorunlar aşağı-yukarı aynı gibi... İşte, Dr. Psikolog Murat Sarısoyun kaleminden, bazı toplumsal sorunların çözümü yönünde, adeta bir Psikologla konuşuyormuş gibi aydınlanacaksınız, yaşadığınız sorunların çözümünde ipuçlarını keyifle okuyarak bulacaksınız.

 

 

Okurla beraber arayıp bulan yazılar... Murat Sarısoy’un kitabında gündelik hayattaki sıradan konuların daha başlıklarına bakarken bize neler söyleyeceğin tahmin etmeye başlıyorum.Her seferinde tahmin ettiğimden bir kaç fazlasıyla karşılaşmak kitabın geri kalan sayfalarına beni yöneltiyor. Kitabın odağını insanlar ve ilişkileri oluşturuyor. Anne-kız, çocuk-ekran, kadın-erkek… Bu konunun sadece psikolojinin alanı olmadığını bilerek okumaya devam ettiğinizde, Murat Sarısoy’un yazıları psikoloji perspektifi ile yetinmeyerek, bütün düşünüşlerin ‘anası’ felsefeye uzanıyor. Cevapları bulmayı okurla beraber gerçekleştirmek isteyen, öğretici olmadan öğrenmeyi sağlayan yazıları severim. Murat Sarısoy’un kitabı böyle yazılardan oluşuyor.

Dr. Yankı Yazgan 

 

Kitabı Satın Alabilmek İçin Aşağıdaki Linkleri Kullanabilirsiniz;

Etki Yayınevi/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

İdefix Kitap/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

www.dr.com.tr/kitap/bir-psikologun-seyir-defteri