Sunday the 20th - Psikolog Dr. Murat SARISOY - HostingFlow.com
  • MUTLU BİR AİLE İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HUZURLU BİR EVLİLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • STRESLE BAŞA ÇIKABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • BAŞARILI EBEVEYN OLABİLMEK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • MUTLU ERGENLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HEDEFLERİNİZE ULAŞABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • SAĞLIKLI BİR KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

Aylar önce ofisime evlilik terapisi için gelen bir çift sık sık kavga ettiklerinden, bir türlü konular üzerinde uzlaşamadıklarından oysa flört ve nişanlılık döneminde çok mutlu olduklarını anlatıyorlardı. Çiftin anlattıkları hep suya sabuna dokunmayan konulardan seçiliyor, hiç fiziksel yakınlık ve cinsellikten bahsedilmiyordu. Bunu fark ettiğimde uygun bir dil ve üslupla evliliklerinde cinselliklerini sorguladım ve evleneli 7 yıl olmasına rağmen halen aralarında aktif bir cinselliğin olmadığını öğrendim. Ancak her ikisinin de savunması şuydu, “ o konuda bir sıkıntımız yok, biz mutluyuz, ne olacak ki sevişmek sorunları çözmez ki” şeklindeydi. Çifte uzun uzun bakıp gülsem mi, yoksa durumlarının acizliğinin farkında olmamalarına ağlasam mı şeklinde düşündüm.

“Kimse görmek istemeyen kadar kör değildir” hesabı cinselliğin gereksizliğine inanmışlar inandırılmışlardı. Psikoloji literatürünün o en sevdiğim kavramlarından biri olan “öğrenilmiş çaresizlik” denen insanı, kendinden ve kendine dair bütün umutlarından uzaklaştıran sendroma çift olarak cinsellikleri üzerinden yakalanmışlardı ve farkına varmamak için de ısrar ediyorlardı; “hayır, biz sadece geçinemiyoruz”.

Cinsellik birlikte uyum içinde hareket demek olan ve temel olarak eşlerden oluşan iki parçalı bir mekanizmanın, tabiri caiz ise cıvata ve somunu, belki de başka bir benzetme ile tutkalıdır. Adına her ne dense densin ya da her ne benzetme yapılırsa yapılsın. Cinsellik denen birleştirici olmadan uzun süreli, sağlıklı ve de dolayısı ile kalıcı bir evlilik olmaz ve de bana kalırsa olamaz.

Çünkü erişkin yaşa gelmiş insanların hayatında düzenli ve sağlıklı cinselliğin en önemli rollerinden biri kişinin doyumunu hem hormonsal hem de ruhsal açıdan arttırması ve bir iç mutluluğu getirmesidir. Beraberinde gelen tatmin ve başarı duygusu ise kişinin özgüvenini arttırmaktadır. İlişki de karşılıklı güven ve saygının kaynağında ise kişilerin özgüveni ve tatmini yatar. Yani tatminsiz, doyumsuz ve çiftlik ilişkisinden doyum alamayan çiftlerin birbirlerine güvensiz ve saygısız davranmaları çok doğal bir sonuçtur ki; bunun olduğu evlerde çiftler arası sık sık ağır eleştirel bir dil kullanılması ve kavgaların çıkması son derece doğaldır.

Klasik tanımlama ile sevgi, saygı, güven üçgeninin 2 bacağı olan saygı ve güven giderse, sevginin de uzun süre dayanması mümkün olamaz. Çiftlerin aynı potada eriyen iki maden gibi birbirine karışması ve kaynaşması olarak da tanımlayabileceğim cinsellik diğer bir yandan bir olmak ve bütünleşmek duygularını da pekiştirir. “biz iki kardeş gibi, mutluyuz ama, biz birbirimiz çok seviyoruz ama biz mısır patlatıp film izliyoruz buna ne gerek var ki” şeklinde naif savunmalar yapabildiklerini gördüğüm bu ve benzeri çiftlerin evliliklerinin uzun ve/veya sağlıklı sürmesini beklemek kesinlikle sadece hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Yani özetle sinemaya gitmek, akşamları birlikte yemek yapmak, eve ve diğer işler konusunda iş bölümü yapmak evlilik için önemlidir ancak sağlıklı ve tatmin edici bir cinsellik olmadıktan sonra bu aktivitelerde belirli bir süre sonra tatsızlaşır ve keyifsiz bir hal almaya başlar.

Bu nedenle evlilikte cinselliği hiç ya da çok çok az yaşayabilen çiftlerin bir an önce; bir evlilik terapisti ve konusunda deneyimli bir psikologa başvurmaları çok önemlidir. Çünkü cinsellik tutkalı ya da birleştiricisi olmadan çiftin uzun süre birlikte ve hatta evli kalmaları pek de mümkün olamaz. Sağlıkla kalın…

 

Psikolog Dr. Murat SARISOY

SAYGILARIMLA...

 

Danışma Hatlarımız:

  • 0 232 464 00 60

  • 0 232 374 00 00 (7/24 Danışma ve Randevu Hattı)

  • 0 534 670 23 73

  • 0 554 580 25 10

Uzmanımız Psikolog Dr. Murat SARISOY'un Kaleminden; "BİR PSİKOLOĞUN SEYİR DEFTERİ"

Bir Psikoloğun Seyir Defteri

Kitap Hakkında

Biz insanlar toplumsal bir varlık olduğumuza göre; nasılsa, bu toplumun ürettiği sorunlarla eninde sonunda mutlaka karşılaşacağız. Yaşayacağımız sorunlar aşağı-yukarı aynı gibi... İşte, Dr. Psikolog Murat Sarısoyun kaleminden, bazı toplumsal sorunların çözümü yönünde, adeta bir Psikologla konuşuyormuş gibi aydınlanacaksınız, yaşadığınız sorunların çözümünde ipuçlarını keyifle okuyarak bulacaksınız.

 

 

Okurla beraber arayıp bulan yazılar... Murat Sarısoy’un kitabında gündelik hayattaki sıradan konuların daha başlıklarına bakarken bize neler söyleyeceğin tahmin etmeye başlıyorum.Her seferinde tahmin ettiğimden bir kaç fazlasıyla karşılaşmak kitabın geri kalan sayfalarına beni yöneltiyor. Kitabın odağını insanlar ve ilişkileri oluşturuyor. Anne-kız, çocuk-ekran, kadın-erkek… Bu konunun sadece psikolojinin alanı olmadığını bilerek okumaya devam ettiğinizde, Murat Sarısoy’un yazıları psikoloji perspektifi ile yetinmeyerek, bütün düşünüşlerin ‘anası’ felsefeye uzanıyor. Cevapları bulmayı okurla beraber gerçekleştirmek isteyen, öğretici olmadan öğrenmeyi sağlayan yazıları severim. Murat Sarısoy’un kitabı böyle yazılardan oluşuyor.

Dr. Yankı Yazgan 

 

Kitabı Satın Alabilmek İçin Aşağıdaki Linkleri Kullanabilirsiniz;

Etki Yayınevi/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

İdefix Kitap/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

www.dr.com.tr/kitap/bir-psikologun-seyir-defteri