Thursday the 19th - Psikolog Dr. Murat SARISOY - HostingFlow.com
  • MUTLU BİR AİLE İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HUZURLU BİR EVLİLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • STRESLE BAŞA ÇIKABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • BAŞARILI EBEVEYN OLABİLMEK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • MUTLU ERGENLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HEDEFLERİNİZE ULAŞABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • SAĞLIKLI BİR KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

Kuzey’in bağlaması geldi... Televizyon dizileri ve hayatımıza etkileri...

Dün akşam popüler televizyon dizilerinden birinde Kuzey isimli asi, yakışıklı ama özünde iyi (her ne demekse) kahramanı bağlamasını kucağına oturttu ve “tabip sen elleme benim yaremi” adlı o insanı hüznünden orta yerinden ikiye ayıracak nitelikte türkülerden birini seslendirdi. Geçtiğimiz sene Fatmagül’ün (suçu belli olmayan malum şahıs) yaptığı playback çalışmasıyla karşılaştırıldığında, bu sefer bu genç oyuncuyu sadece takdir etmek kaldı bizlere...

Teknoloji çağında bildiğimiz gerçek ise dizi daha bitmeden Google’da türkünün çeşitli versiyonları çoktan aranmaya başlandı, twittler atıldı, facebook’ta sözde sosyal video paylaşımları yaşandı. Hatta uyanık bazı müzik mağazaları “Kuzey’in bağlaması geldi, en güzel Kuzey Bağlaması bizde, Kuzey türküsü öğretilir” afişlerini mağazalarının camlarına astılar bile...

Diziyi ve buna benzer dizileri izlerken defalarca farkında olarak ya da farkında olmayarak sanal reklam uygulamalarına maruz kaldık, bırakıldık, bırakılıyoruz. Aslında hepimizin bildiği ama pek azımızın farkında olduğu gibi ekmek arası köfte misali, dizi arası reklam tüketiyoruz. Peki ya tükettiğimiz bu imgeler ya da sanal reklam uygulamaları bizi farkında olmadan nereye ya da nelere yönlendiriyor farkında mıyız...

Dizilerin sponsorları sosyokültürel, sosyoekonomik düzey ve sınıf farkı gözetmeksizin saldırıyorlar üzerimize, duygusal anlarda kahramanın cep telefonu tam da elindeyken, nedense fonda reklam panosunda bir sevgi sözcüğü beliriyor, Gsm şirketlerinin reklam panolarından artık sevgi sözleri parayla transfer ediliyor (hatta belki de satılıyor). Dizinin zengin olup gönlünü fakir ama okumuş delikanlısına kaptıran güzel yüzlü sarışın kahramanı pahalı oyuncağı Maserati’sine binerken orta sınıf için oyuncak olarak alternatif arabacıklar, bu sahnenin hemen ardından gözümüze gözümüze sokuluyor hatta onu da alamayacaklar için aynı gruptan daha düşük segmentler sergileniyor. Böylelikle “herkesin bir arabası olmalı” mesajını beyinlerimizin bilinçaltı alanlarına anında indiriliyor, gönderiliyor.

Kahramanımızın özenle seçilmiş doğum günü hediyeleri, zoraki evlendiği kızımızın sözde arkadaşından aldığı son moda sözde eski elbiseleri hep tüket, hep tüket mesajları verirken, kötü niyetli üvey abiler sahte imzalarla şirketleri kendi üzerlerini geçiriveriyorlar. Sonuç mu, “üretmeden tüket”,  "sonuca ulaşmak için çalışmaya gerek yok at bir sahte imza”, “ol fotomodel kurtar kendini”, “kazanmak için her türlü kanunsuz işe bulaş, gerekirse ölümüne döğüş” mesajları havada uçuşuyor.

Ama yine de biz asi, ama yanlış anlaşılmış, sevilmemiş kahramanımızı bu mesaj bombardımanı ortasında, sesi yanık olmasa da bağlama çalabildiği için, içimizdeki sevgisizlikleri, itilmişlikleri, yalnızlıkları temsil ettiği için çok çok seviyor bağrımıza basıyoruz, çünkü o bağlamalı delikanlı romeo duruşuyla, bizim artık iyice kan kaybetmiş ruhlarımıza, ya da ruh kaybetmiş kanlarımıza şimdilik iyi geliyor...

Sonsuz sevgi ve sabırla... Kalın sağlıcakla...

Psikolog Dr. Murat SARISOY

 

Danışma ve Randevu Hatlarımız:

  • 0 232 464 00 60

  • 0 232 374 00 00 (7 Gün / 24  Saat Danışma ve Randevu Hattı)

  • 0 534 670 23 73

  • 0 554 580 25 10

Uzmanımız Psikolog Dr. Murat SARISOY'un Kaleminden; "BİR PSİKOLOĞUN SEYİR DEFTERİ"

Bir Psikoloğun Seyir Defteri

Kitap Hakkında

Biz insanlar toplumsal bir varlık olduğumuza göre; nasılsa, bu toplumun ürettiği sorunlarla eninde sonunda mutlaka karşılaşacağız. Yaşayacağımız sorunlar aşağı-yukarı aynı gibi... İşte, Dr. Psikolog Murat Sarısoyun kaleminden, bazı toplumsal sorunların çözümü yönünde, adeta bir Psikologla konuşuyormuş gibi aydınlanacaksınız, yaşadığınız sorunların çözümünde ipuçlarını keyifle okuyarak bulacaksınız.

 

 

Okurla beraber arayıp bulan yazılar... Murat Sarısoy’un kitabında gündelik hayattaki sıradan konuların daha başlıklarına bakarken bize neler söyleyeceğin tahmin etmeye başlıyorum.Her seferinde tahmin ettiğimden bir kaç fazlasıyla karşılaşmak kitabın geri kalan sayfalarına beni yöneltiyor. Kitabın odağını insanlar ve ilişkileri oluşturuyor. Anne-kız, çocuk-ekran, kadın-erkek… Bu konunun sadece psikolojinin alanı olmadığını bilerek okumaya devam ettiğinizde, Murat Sarısoy’un yazıları psikoloji perspektifi ile yetinmeyerek, bütün düşünüşlerin ‘anası’ felsefeye uzanıyor. Cevapları bulmayı okurla beraber gerçekleştirmek isteyen, öğretici olmadan öğrenmeyi sağlayan yazıları severim. Murat Sarısoy’un kitabı böyle yazılardan oluşuyor.

Dr. Yankı Yazgan 

 

Kitabı Satın Alabilmek İçin Aşağıdaki Linkleri Kullanabilirsiniz;

Etki Yayınevi/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

İdefix Kitap/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

www.dr.com.tr/kitap/bir-psikologun-seyir-defteri